Sabah erkenden kafeden ayrılınca biraz bocaladım. Kuşadası tarafına sahilden mi gideyim yoksa içerlere mi giriyim diye. Şirinceye gidip gitmemekte kararsız kaldım. Gümüldürde olduğu gibi dağa tırmanmam gerekiyordu. Gelmişken bi bakıyım dedim. Fioreyi dolmuşa koyup çıktım şirinceye. Kafamı sokmamla çıkmam bir oldu. Kalabalık insan seli. Hemen azcık dolaşıp fioreye atlayıp indim aşşağı.
2-3 tanede foto çektim işte
İnerken şöyle gizemli bir kapı gördüm.
Uzun zamandır macera yaşamadığımı farkedip girip bir bakmak istedim. Patika yoldan biraz ilerledim. Bişey yoktu.
Biraz daha ilerlesem maceralı bişeyler bulurdum kesin ama fioreyi daha fazla aşşağıda yalnız bırakmak istemedim geri döndüm.
Selçukta işlerimi halledip Kuşadasına doğru yola çıktım.
Kuşadasına vardığımda akşam olmak üzereydi. Çadır kurulacak düzgün bir yer bulmakta zor buralarda. Bi seferde gece yol yapıyım diyip devam ederken çevre yolunda sitelerin arasında ağaçlık bir alan buldum. Bir gece kaldım. Ertesi günde bir sonraki durağım Güzel Çamlıya doğru hareket ettim.
Nereye Çuf Çufluyoruz?
Gönderen
fioreveben
Etiketler:
bisiklet
,
çadır
,
gezi
,
güzel çamlı
,
güzelçamlı
,
kamp
,
kuşadası
,
macera
,
milli park
,
selçuk
,
şirince





